David Foster: Her şey iyiyse yaş farkı yönetilebilir

David Foster: Her şey iyiyse yaş farkı yönetilebilir

? Katharine McPhee ile evliliğiniz magazin basınının en sevdiği konular arasında.

? Katharine McPhee ile evliliğiniz magazin basınının en sevdiği konular arasında. Herkes bir şeyler söylüyor, yazıyor. Siz neler söylemek istersiniz hayatınızın bu dönemi ve Katharine ile ilgili?

Katharine ile evlenmek ikimiz için de çok beklenmedik bir şeydi. Bu konuda ikimiz de pek konuşmuyoruz. Bunu daha önce söyledim, tekrar söyleyeceğim… Herhangi bir evlilikte sizi alaşağı edecek, mahvedebilecek birçok etken var. Coğrafyadan finansal konulara, üvey çocuklardan sadakatsizliğe kadar. Büyük yaş farkı da bunlardan biri. Ama eğer her şey iyiyse, yaş farkı kolayca yönetebileceğiniz bir şey. Şimdiye kadar biz bunu başardık ki bu harika. Katharine çok olgun. Yaşlı bir ruh. ve kulağa klişe geleceğini biliyorum ama tek taraflı bir ilişki değil, birbirimizden çok şey öğreniyoruz.

? Eşiniz Katharine’in Megan Markle ile aynı liseye gittiğini okudum. Hatta lise müzikalinde birlikte rol almışlar. Megan ve Prens Harry de artık Los Angeles‘ta yaşıyor. Aranızdaki arkadaşlıktan biraz bahseder misiniz?

Harry ve Megan, mücadele ettikleri konularda çok açık ama kendi hayatlarında gözlerden uzak, sakin yaşamayı seven insanlar. Kendilerini iyilik yapmaya adamışlar. Sakıncası yoksa özel hayatları hakkında konuşmayacağım. Sadece şunu söyleyebilirim; ikisi de harika insanlar.

BİRÇOK YAZAR, JUSTIN BIEBER’A ŞARKI YAZMAYA UĞRAŞMA HATASINI YAPIYOR

? Müzikten bahsedelim, sizce yaratıcılık ya da ilham günün birinde bitebilir mi?

Benim ilham kaynağım, iş sorumluluğuyla geliyor. Mesela bugün şarkı bestelemem gerekiyorsa, piyanonun başına oturur yaparım. Şu anda birkaç müzikal üzerine çalışıyorum. Perşembe ve cumaları söz yazarlarıyla çalışmam gerektiğini biliyorum. Onlarla çalışırken harika bir şey bulabiliriz ya da bulamayabiliriz. “İlham gelsin, güzel şeyler yaratayım” diyerek geceleri yatakta yatıp ilham gelmesini beklemiyorum.

Sorunu tam olarak cevaplamak gerekirse, yaratıcılığın bittiği, benzin deposunda hiçbir şeyin olmadığı zamanlar var. Eğer hiçbir şey çıkmıyorsa, sadece yaşadığınız fırtınaya dalmanız ve kariyerinizi değiştirmeniz gerektiğini fark etmeniz gerekiyor.

Kendime gelirsem şu anda Justin Bieber için bir şarkı yazmayı hayal etmiyorum. Birçok yazar Justin Bieber için şarkı yazmaya uğraşma hatasını yapıyor. Hata buradan başlıyor.

Ben Andrea Bocelli, Michael Bublé ve Josh Groban’ı bulduğumda farklı bir yol seçtim. Onlarla çalışırken Top 40 radyolarına güvenmedim. Başka bir yol izledim. Şimdi Broadway müzikalleri üzerine çalışıyorum. Broadway’de hit bir şarkı yazmak zorunda değilsiniz. Sadece iyi şarkı yazmanız gerekiyor ve hala bunu yapabileceğimi düşünüyorum.

STING’İN BANA İHTİYACI YOK

? Kimlerle çalışmak isterdiniz?

Verdiğim cevap hep aynıdır: Sting ve Stevie Wonder… Stevie Wonder ile çalıştım aslında. 10 yıldır üzerinde çalıştığımız, 14 şarkılık bitmemiş bir albümümüz var. Çıkıp çıkmayacağını da bilmiyorum. Bu iş hala listemde. Sting ise… Sting ile arkadaşız ve muhtemelen yüz röportajda söylemişimdir, Sting’in bana ihtiyacı yok! Ama onun müziğini seviyorum, yaptığı her şeye yaklaşımını seviyorum. Yazdığı şarkıların hepsi harika değil ama harika olmayanlar bile benim için çok büyülü. Şarkı yapma biçimiyle ilgili bir şeyler var. Belki duyar dediklerimi bu sefer. 101’inci kez söyledim. (Gülüyor)

HALA YETENEK ARIYORUM AMA ESKİSİ KADAR AKTİF DEĞİLİM

? Modası geçmeyecek, zamansız, dönemsiz öyle büyük hitlere ve albümlere imza attınız ki, aynı kalibrede yetenekler bulmak zor gibi. Merak ettiğim, yeni yetenekleri keşfederken neyi duyduğunuzda ya da hissettiğinizde “Tamam, bu aradığım kişi” diyorsunuz?

Arkadaşlarım beğendikleri yetenekleri gönderiyor. Whitney Houston ile olan şarkılarımdan birini söyletip “Whitney’den daha iyi” diyorlar bazen. İlk baktığınızda iyi gibi görünse de ikinci dinlediğinizde o seviyede olmadıklarını görüyorsunuz. Hala yetenek arıyorum ama eskisi kadar aktif değilim. Geçen hafta yaklaşık

10-15 şarkıcıya baktım. Eğlenceli bir şey. Unutma, önceden internet yoktu. Yeni bir sanatçı görmek istediğimde, uçağa atlayıp onların yanına gitmem ya da onları getirmem gerekiyordu. Şimdi çok kolay.

AİLEM TARAFINDAN KRAL MUAMELESİ GÖRDÜM

? Verdiğiniz kararların arkasındaki motivasyon nedir: Sezgiler, iç pusulanız, aile? Nedir sizi etkileyen sebepler?

Kanadalı olmak benim gizli bir silahımdı. Victoria British Columbia’da büyürken, bir nevi Amerika’nın parmağı üzerimizdeydi ama onların yarısı kadar ciddiye alınmak için çok çalışmak zorundaydık.

Dünyanın geri kalanından iki kat daha fazla çalışmam gerektiğini biliyordum. Haftalar, aylar, yıllar boyunca günde 16-18 saat çalıştım.

Bu, ailemden öğrendiğim bir şeydi. Harika yetiştirildim. Ailem sağlamdı. Annemle babam ölünceye kadar birlikteydi. Bana iyi değerler aşıladılar.

Altı kız kardeşim var ve benden nefret etme hakkına sahipler, çünkü ailem tarafından kral muamelesi gördüm. Asla kötü alışkanlıklarım olmadı, çünkü ailemi hayal kırıklığına uğratmak istemedim.

 ÇOCUKLARIMLA İLİŞKİM DAHA İYİ OLABİLİRDİ

? Dijital platformda yayınlanan “Off the Record” adlı belgeseliniz, son 50 yılda müzik dünyasına bıraktığınız etkiyi gözler önüne sererken, özel hayatınız ve beş kızınızla olan ilişkinizi de anlatıyor…

Evet… Farklı ilişkiler ve beş çocuk… Gerçekten zor. Çünkü çocuklarınızdan biri her zaman mutsuzdur. ya seninle mutsuzdur, ya yaptığın seçimlerle, ya hayatın kendisiyle ya da her neyse… Çocuklarımla ilişkim daha iyi olabilirdi. Ben “önce kariyerim” dedim. Birçok erkek ve kadın aslında bunu yapıyor ve bedelini çocuklar ödüyor. Çocuklarınıza “Hey, artık yetişkinsin, yoluna devam et” demek kolay. Ancak çocukluktan kalan bazı yaraları varsa, hayatın üstesinden gelmeleri kolay değil. Çocuklarım benimle ilgili çok şey yaşadılar ama üstesinden iyi geldiler. Evliliklerim izler bıraktı. Dün kızlarımdan biriyle bu konu hakkında uzun bir konuşma yaptım. Çocuklarımla daha iyi olmaya açığım. ve deniyorum.

DR. MEHMET ÖZ “BRAVO DOSTUM,BELGESELİNE BAYILDIM” DEDİ

? “Off the Record” izlemekten zevk aldığım, etkilendiğim, ilham aldığım bir belgesel. Céline Dion’u keşfetmeniz, o ilk İngilizce albümünü kayıt ederken şarkıları mükemmel söylemesine rağmen neredeyse 30 kere tekrarlatmanız… Whitney Houston’ın “I Have Nothing” ve “I Will Always Love You” fırtınası… Michael Buble’yi keşfetmeniz… Yarattığınız hitler… Egonuz, aileniz, yüksek profilli evlilikleriniz, ayrılıklarınız…

Binlerce e-posta aldım belgeselle ilgili. O mail’lerden biri de Dr. Mehmet Öz’e aitti. “Bravo dostum, belgeseline bayıldım” yazmıştı. Bazıları ise “Bu kadar hit şarkının sahibi olduğunu bilmiyordum” dedi. Bana kendimi iyi hissettiren geri dönüşler aldım. Yönetmenimiz harika bir iş çıkardı.

Kaynak: Hürriyet

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir